Press "Enter" to skip to content

Cryptocurrency, Bitcoin, Blockchain, Ethereum, Money …

Son yıllarda ismini duyduğumuz başlıktaki teknolojilerin manasını ve nerede ne işe yaradıklarını anlamak çok basit değil. Velhasıl Tim Ferriss‘in Nick Szabo ve Naval Ravikant ile birlikte yapmış olduğu söyleşi bu konulara epeyce bir açıklık getiriyor. Nick Szabo hem bilgisayar bilimcisi, hem avukat hem de cryptography ve sanal anlaşmalar üzerine çalışmaları var. Naval Ravikant’ta angel.co’nun kurucusu, yâni Silikon Vadisinde (dünyada) en çok girişim tanıyan kişi olabilir.

Bu söyleşideki yararlı olabilecek kavramlar soru ve cevap şeklinde şöyle:

Cryptocurrency nedir?
Cryptocurrency yâni şifreli para birimi paranın el değişiminin ve üretilme sürecinin şifreli olarak yapılmasıdır. Mesela cryptocurrency ile, birisi başka birisine para verdiği zaman, bunun reddedilemez bir kaydı oluşur ve bu kayıt şifreleme yöntemi ile güvenli olur. Böylece “o aslında bana para vermedi” denemez. Aynı şekilde kalpazanların sanal para basmalarının önüne geçme yolu da para basımının kaydının şifreli olarak güven altında tutulması ile mümkün oluyor.

Merkezi olmayan sanal para birimi nedir?
Bitcoin gibi para birimleri üretildikleri zaman bir merkez bankası tarafından basılmıyorlar. Bitcoin madencileri emek harcayarak bunları basıyorlar ama bu basımı yapmak için herhangi izne ihtiyaç yok. Yalnız bütün basımlar ve bütün para değişimlerinin kaydı dünyanın dört bir tarafında olan sunucularda tutuluyor (blockchain ile).

Blockchain nedir?
Jurassic park filminde bir sivrisinek fosili bulunur. Sivrisinek ağaç reçinesinin içinde kalmıştı. Sivrisinek ağaç reçinesi içinde olduğu için, ne kadar vakit geçse de sivrisinek hâlâ bir vakit önce onun içine girdiğini ve de açmak gerekirse içinden sivrisinek çıkacağını biliyoruz. Blockchain ile de bütün işlemler kayıt altına alınıyor ve etrafı reçineliniyor ki ileride birisi ben böyle birşey yapmadım derse, bozulmamış reçineyi gösterip, yapılıp yapılmadığını tespit edebiliriz. Blockchain sağlam bir şekilde işlemleri kayıt altına alma işlemi.  Bu reçinelerin bulundukları yerler ise Ledger (Defter-i Kebirler).

Madenci nedir?
Yukarıda bahsettiğimiz blockchain’e, yani reçineye daha da fazla reçine (block) koymak için bazı matematiksel problemlerin bilgisayar gücüyle çözülmesi lâzım. Bunları çözen kişilere hem sanal para birimi (bitcoin) hem de bir işlem ücreti veriliyor. Bu matematiksel problemleri çözenlere madenci deniyor. Peki niye herkes madenci olmuyor? Çünkü herkes için kârlı değil. Özel donanım tasarımları ile madencilik kârlı bir şekilde yapılabildiği için, çok az kişi madenci.

Bitcoin’in niye değeri var?
Öncelikle paranın iki tane özelliği var: 1) Paranın değer değişimini sağlaması. Mesela 1 saat çalışıp, 1 lira para kazanıyorsunuz. Ondan sonra o 1 lirayı bakkala verip gofret alıyorsunuz. Böylece para değer değişimini mümkün kılmış oluyor. 2) Paranın değer saklama özelliği: Mesela 100 saat çalıştınız ve hiçbir şey almak istemiyorsunuz ama çalıştığınız emeği ileride kullanmak için saklamak istiyorsunuz, bu da paranın değer saklama özelliği oluyor.

Bu özelliklere sahip olan Türk lirası veya ABD doları olduğu gibi, Bitcoin de olabilir. Bu üçünün ortak özelliği hepsinin sınırlı sayıda olması ve yukarıda sayılan özellikler sahip olması.  Sınırlı ve değerli olan her kaynağın bir maddi karşılığı oluyor.  Tabii ki bitcoin’in değerinin bir kısmı da bir yatırım sınıfı olarak görülmesi ve bazıları tarafından gelecekteki değerinin artacağına inanıldığı için şimdiden satın alınması ama bu bütün para birimleri içinde geçerli.

Ethereum nedir? 
Ethereum’da Bitcoin gibi blockchain altyapısını kullanan ama özellikle akıllı anlaşmalar da (smart contracts) daha fazla imkan sağladığı için bazıları tarafından daha değerli olabileceği bir sanal para birimi.

Bu tanımlar iyi güzel de, neye faydası var bunların?
Öncelikle merkezi olmayan ve güvenli olan bir teknolojinin şu avantajları var. Birisinden birisine para yollarken kimseden izin almanıza gerek yok. Merkezi bir otorite olmadığı için kısıtlamalar olmuyor. İkinci olarak sistem güvenli olduğu için kalpazanlık yok gibi, sahte para yok. Üçüncüsü akıllı kontratlar ile birlikte yedi eminlere ihtiyaç kalmıyor. Mesela bir araba alımında araba alımı gerçekleşince para otomatik olarak hesaba yatıyor (notere ihtiyaç yok!). Aracıların ortadan kalkması tabii ki masrafları da ortadan kaldırıyor.   Sigortacılıkta uygulamaları ise parametrik kontratlar ile olabiliyor. Mesela bir otel kendini sele karşı sigortalatıyor; aslında otelin sigortası gelir kaybına karşı. Bir sel olduğu zaman ve gelir kaybı bitcoin veya ethereum ile takip edilebildiği zaman, o zaman sigorta devreye giriyor ve beklenen gelirin altındaki ödemeleri yapıyor.

Atatürk’ün şöyle bir sözü vardır, “Kudret ve kabiliyetten mahrum olanlara iltifat olunmaz”. Eğer bu teknolojilerin gelişiminde mümkün mertebe yer almazsak bunlardan faydalanmamız hem az olacaktır hem de çok geç olabilir.

 

 

 

 

Comments are closed.