Press "Enter" to skip to content

Category: Genel

Google Yönetim Kaynakları

Dünyanın en önemli teknoloji şirketlerinden birini sadece teknik yetiler ile yönetmek mümkün değildir. Çok iyi bir programcı çok kötü bir yönetici olabileceği gibi, teknik yetisi kuvvetli / güçlü olmayan biri de çok iyi bir yönetici olabilir.

Google, çalışanlarının yeteneklerini ortaya çıkarabilmeleri için uygun ortamları oluşturmak üzere çalışmalar yapıyor. Bu çalışmaların en önemlisi yöneticileri eğitmek yani yöneticileri yönetici yapan görevlerin (hedeflere odaklanmak,  işe alımlarda önyargılardan etkilenmemek, çalışanların geri bildirimlerini düzgün almak gibi) gerektiği şekilde icra edilmesini sağlamak. Tıpkı açık kaynak kodların paylaşılması gibi, Google da yıllardır yaptığı çalışmaların sonuçlarını herkes faydalanabilsin diye umuma açık hale getirdi.

rework.withgoogle.com adresinden ulaşabileceğiniz bu kaynaklarda hem özel bir konu hakkında (takım hedefi koyup, bunu paylaşmak gibi) uygulamaya yönelik açıklamaları hem de yönetici eğitiminin en ince ayrıntısını veren dokümanları bulabilirsiniz.  Bütün kaynaklar vaka çalışmaları ile desteklenerek, teoriden pratiğe geçiş uygulamalarına dair örnekler veriliyor.

Bir yönetim manifestosu kabul edilebilecek bu kaynaklardaki bahsi geçen konuları sıralamak saatler alacağından, ilgi çekebilecek bazı konu başlıklarını belirtmek daha uygun olacaktır.

  • Google’ın yönetim şeklini daha etkin hale getirmek için başlattığı Project Oxygen makalesi
  • Duygusal Zekâ’nın tanımı ve önemi ile ilgili Daniel Goleman’ın HBR yazısı
  • Carol Dweck’in Mindset adlı kitabı
  • Yine HBR’ın Coaching Employees adlı rehber kitabı
  • Yöneticiliğin zararları ve yararları
  • Duyguların veri olarak kullanılması
  • Duygusal zekânın öğrenilmesi
  • Bireysel katkıdan yöneticiliğe geçiş
  • Öğretici ve kolaylaştırıcı olarak yöneticilik
  • En iyi şekilde geri bildirim vermek (Bağlam, bağlamdaki davranış ve onun etkisi)
  • Geri bildirim hataları

“İnsanlar işi değil, yöneticilerini bırakırlar” sözündeki yönetici iyi niyetimize rağmen biz olabiliriz.  Daha da iyi yöneticilerin bulunduğu kurumlar içinde çalışmak umuduyla.

 

Vocus.io – tekrarı azaltıcı gmail eklentisi

Vocus.io ile videoda görüldüğü gibi bazı e-mailleri hızlıca yazabilir, e-maillerinizin kimin tarafından açıldığını görebilir, e-maillerinizi Boomerang gibi daha sonra bir vakitte yollayabilir ve icabında e-maillerinizin takibini yapabilirsiniz. Kısaca daha verimli bir e-mail yönetimi için oluşturulmuş bir gmail eklentisi.

Aşağıdaki çeşitli özelliklere sahip olan Vocus.io, direk rakibiyle nasıl karşılaştığını sitesinde yazmış ve rakibinin sitesindeki fiyat listesine bağlantı bile vermiş.

Bütün bunların hepsini de sitede gezerken 1 dakika içinde öğrenebildiğiniz için (ürün nasıl çalışıyor, ne işe yarıyor, özellikleri ve fiyatı nedir) çok başarılı bir kullanıcı deneyimi oluşturmuşlar.

Tebrikler

Ateş Böcekleri Simülasyonu

Yukarıdaki videoda görüldüğü gibi ateş böcekleri eş zamanlı olarak yanıp sönüyorlar. Peki ateş böcekleri bunu nasıl başarıyorlar?

Bu sorunun uygulamalı cevabını ncase tarafından hazırlanmış ve Türkçe’de olan Ateş böceği simülasyonunda görebilirsiniz. Bu uygulamalı cevapta ateş böceklerinin sayılarını artırabilir, komşularıyla uyumlu hareketlerini yönlendirebilir ve çok güzel bir hikayeyi okuyabilirsiniz.

Bol aydınlıklı günlere!

Cryptocurrency, Bitcoin, Blockchain, Ethereum, Money …

Son yıllarda ismini duyduğumuz başlıktaki teknolojilerin manasını ve nerede ne işe yaradıklarını anlamak çok basit değil. Velhasıl Tim Ferriss‘in Nick Szabo ve Naval Ravikant ile birlikte yapmış olduğu söyleşi bu konulara epeyce bir açıklık getiriyor. Nick Szabo hem bilgisayar bilimcisi, hem avukat hem de cryptography ve sanal anlaşmalar üzerine çalışmaları var. Naval Ravikant’ta angel.co’nun kurucusu, yâni Silikon Vadisinde (dünyada) en çok girişim tanıyan kişi olabilir.

Bu söyleşideki yararlı olabilecek kavramlar soru ve cevap şeklinde şöyle:

Cryptocurrency nedir?
Cryptocurrency yâni şifreli para birimi paranın el değişiminin ve üretilme sürecinin şifreli olarak yapılmasıdır. Mesela cryptocurrency ile, birisi başka birisine para verdiği zaman, bunun reddedilemez bir kaydı oluşur ve bu kayıt şifreleme yöntemi ile güvenli olur. Böylece “o aslında bana para vermedi” denemez. Aynı şekilde kalpazanların sanal para basmalarının önüne geçme yolu da para basımının kaydının şifreli olarak güven altında tutulması ile mümkün oluyor.

Merkezi olmayan sanal para birimi nedir?
Bitcoin gibi para birimleri üretildikleri zaman bir merkez bankası tarafından basılmıyorlar. Bitcoin madencileri emek harcayarak bunları basıyorlar ama bu basımı yapmak için herhangi izne ihtiyaç yok. Yalnız bütün basımlar ve bütün para değişimlerinin kaydı dünyanın dört bir tarafında olan sunucularda tutuluyor (blockchain ile).

Blockchain nedir?
Jurassic park filminde bir sivrisinek fosili bulunur. Sivrisinek ağaç reçinesinin içinde kalmıştı. Sivrisinek ağaç reçinesi içinde olduğu için, ne kadar vakit geçse de sivrisinek hâlâ bir vakit önce onun içine girdiğini ve de açmak gerekirse içinden sivrisinek çıkacağını biliyoruz. Blockchain ile de bütün işlemler kayıt altına alınıyor ve etrafı reçineliniyor ki ileride birisi ben böyle birşey yapmadım derse, bozulmamış reçineyi gösterip, yapılıp yapılmadığını tespit edebiliriz. Blockchain sağlam bir şekilde işlemleri kayıt altına alma işlemi.  Bu reçinelerin bulundukları yerler ise Ledger (Defter-i Kebirler).

Madenci nedir?
Yukarıda bahsettiğimiz blockchain’e, yani reçineye daha da fazla reçine (block) koymak için bazı matematiksel problemlerin bilgisayar gücüyle çözülmesi lâzım. Bunları çözen kişilere hem sanal para birimi (bitcoin) hem de bir işlem ücreti veriliyor. Bu matematiksel problemleri çözenlere madenci deniyor. Peki niye herkes madenci olmuyor? Çünkü herkes için kârlı değil. Özel donanım tasarımları ile madencilik kârlı bir şekilde yapılabildiği için, çok az kişi madenci.

Bitcoin’in niye değeri var?
Öncelikle paranın iki tane özelliği var: 1) Paranın değer değişimini sağlaması. Mesela 1 saat çalışıp, 1 lira para kazanıyorsunuz. Ondan sonra o 1 lirayı bakkala verip gofret alıyorsunuz. Böylece para değer değişimini mümkün kılmış oluyor. 2) Paranın değer saklama özelliği: Mesela 100 saat çalıştınız ve hiçbir şey almak istemiyorsunuz ama çalıştığınız emeği ileride kullanmak için saklamak istiyorsunuz, bu da paranın değer saklama özelliği oluyor.

Bu özelliklere sahip olan Türk lirası veya ABD doları olduğu gibi, Bitcoin de olabilir. Bu üçünün ortak özelliği hepsinin sınırlı sayıda olması ve yukarıda sayılan özellikler sahip olması.  Sınırlı ve değerli olan her kaynağın bir maddi karşılığı oluyor.  Tabii ki bitcoin’in değerinin bir kısmı da bir yatırım sınıfı olarak görülmesi ve bazıları tarafından gelecekteki değerinin artacağına inanıldığı için şimdiden satın alınması ama bu bütün para birimleri içinde geçerli.

Ethereum nedir? 
Ethereum’da Bitcoin gibi blockchain altyapısını kullanan ama özellikle akıllı anlaşmalar da (smart contracts) daha fazla imkan sağladığı için bazıları tarafından daha değerli olabileceği bir sanal para birimi.

Bu tanımlar iyi güzel de, neye faydası var bunların?
Öncelikle merkezi olmayan ve güvenli olan bir teknolojinin şu avantajları var. Birisinden birisine para yollarken kimseden izin almanıza gerek yok. Merkezi bir otorite olmadığı için kısıtlamalar olmuyor. İkinci olarak sistem güvenli olduğu için kalpazanlık yok gibi, sahte para yok. Üçüncüsü akıllı kontratlar ile birlikte yedi eminlere ihtiyaç kalmıyor. Mesela bir araba alımında araba alımı gerçekleşince para otomatik olarak hesaba yatıyor (notere ihtiyaç yok!). Aracıların ortadan kalkması tabii ki masrafları da ortadan kaldırıyor.   Sigortacılıkta uygulamaları ise parametrik kontratlar ile olabiliyor. Mesela bir otel kendini sele karşı sigortalatıyor; aslında otelin sigortası gelir kaybına karşı. Bir sel olduğu zaman ve gelir kaybı bitcoin veya ethereum ile takip edilebildiği zaman, o zaman sigorta devreye giriyor ve beklenen gelirin altındaki ödemeleri yapıyor.

Atatürk’ün şöyle bir sözü vardır, “Kudret ve kabiliyetten mahrum olanlara iltifat olunmaz”. Eğer bu teknolojilerin gelişiminde mümkün mertebe yer almazsak bunlardan faydalanmamız hem az olacaktır hem de çok geç olabilir.

 

 

 

 

Patreon – Sanatınız için hâmi

Büyüklerin dediği gibi doğanın oluşunda şiir, musiki, resim gibi bütün güzellikler mevcuttur. Ticari kaygısı olmayan bu güzelliklerin hayata geçmesi içinse sanatçının maddi desteğini hâmiler (patrons) binlerce yıldır sağlamaktadırlar. Firdevsi’den Bach’a kadar birçok sanatçı böyle destekler almışlardır.

Günümüzde ise teknoloji üretenlerin getirdiği özelliklerle bir proje hakkında hem bilgi alma kolaylaştı, hem de o projeye katkıda bulunmak. Bunun en önemli örneklerinden beri, maalesef şu anda fazla faydalanamadığımız, wikipedia. Onbinlerce insan farklı farklı konularda uzmanlıklarını kağıda dökerek devasa bir ansiklopedi oluşturabiliyor. Diğer bir örnek ise kiva.org. Gene binlerce insan, kısa dönemli borç ihtiyacı olan kişilere katkıda bulunuyor.

Peki, sanat ve kitlesel desteğin kesişme noktası var mıdır? Evet, bunun bir örneği Patreon

Patreon’da bir sanatçının hâmisi olup, o sanatçıya ayda belli bir miktar ($5 mesela) para verebilirsiniz ve sanatçının çalışmalarını görebilirsiniz. Örnek olarak şu güzel ateş böceği simülasyonu yapan ncase‘i görebilirsiniz. Ncase’in 370 tane hâmisi var ve toplamda ayda $1300 ncase’e veriyorlar. Böylece sanatçı sanatına devam edebiliyor.

Patreon ticari bir firma, sanatçılara giden para üzerinden %5 komisyon alıyor ama sanatçılar bunu vermeye razı gibiler çünkü şu an itibarıyla platformda 50,000 üzerinde sanatçı bulunuyor ve 2017 yılında $150 milyon dolar sanatçılara ödenecek gibi gözüküyor.  Eğer Türkiye’den (daha doğrusu ABD dışından) platforma katılmak istiyorsanız, hâmilerin ödemeleri Türkiye’deki banka hesabına yapılabiliyor.

Bol sanatlı günler dileğiyle

Satellite Dynamics – Göklerde neler var?

Gökyüzünde o kadar çok uydu var ki, acaba şu ana kadar hangi ülke ne kadar uydu attı, şu anda hangi uydular aktif, en yakın uydu atılışı ne zaman, bu uyduların teknik özellikleri nedir gibi sorular aklınıza geliyorsa, Satellite Dynamics sizin için çok uygun bir site.

Siteye girdiğiniz zaman arama kutusuna uydunun sahibi ülkeyi girebilirsiniz (mesela Turkey), ondan sonra o ülkenin sahip olduğu uyduların listesini ve ayrıntılarını öğrenebilirsiniz. Uydunun adını (mesela Turksat) veya NORAD nosunu (33056) veya Cospar ID (2008-030B)’sini girerek de uydu aramasını gerçekleştirebilirsiniz.

İlaveten bazı uyduların İstanbul üzerinden geçişlerini de (Havelsat mesela) gözlemleyebilirsiniz.

Bu siteyi yapan ekip ise Türk, Spaceagenda.com firmasının ellerine sağlık!

 

 

 

Snappa – Tasarımcı Olmayanlar için Profesyonel Tasarım

Güzel bir broşür hazırlamak herkesin isteği ama bu broşürü hazırlayacak kişiyi bulmak, kullanılan grafiklerin telif haklarının olup olmadığını araştırmak, değişiklik yapmak ve daha bir sürü ayarlamak ve bütçelemek ise kolay değil.

Snappa tasarımcı olmayan kişilere kolayca grafik tasarlama imkanı sunuyor. Siteye girdiğiniz anda 1 dakika içinde sıfırdan yapılan bir grafik tasarım videosunu görebileceğiniz gibi, aynı zamanda hali hazırdaki taslakları kullanarak da grafikler tasarlayabilirsiniz.

Tabii ki, tasarımcı olmayan birisi olarak snappa’yı test ettim ve 3 dakika içinde kendi websitemin tanıtımı için şu grafiği sıfırdan hazırladım. Daha iyisi olabilir ama sanki kötü bir başlangıç değil.

İyi tasarımlar!

 

 

Şirket Sistemi – Basecamp

Basecamp proje yönetim ürününü daha önce kullanmışsanız, 2.5 milyon kullanıcısından birisi olabilirsiniz. 2004 yılında piyasaya çıkan bu ürün 3. sürümü ile şu anda birçok kişiye hizmet etmekte.

Peki bu başarıyı elde eden şirket hakkında neler biliyoruz? Basecamp kendi çalışma sistemini anlatan, çalışanları için hazırladığı dokümanı herkese açık olarak sunmakta. Aşağıda bu dokümandan (employee handbook) bazı maddeleri göreceksiniz. Basecamp’in çalışanları ortalama 5 sene şirkette kaldığı için (Google ve Amazon’da 1 sene) ve yazılım endüstrisinde farklı bir davranışları olduğu için incelenmeye değer. İşte o maddelerden bazıları:

  • 10 kişiye kadarken yeni bir kişi işi işte öğrenebilirken, daha büyük bir kurumda yeni çalışanların işe ayak uydurması çok zor olabiliyor ve bunun için gereksiz stres oluşabiliyor. Onun için bir çalışan kitabı var.
  • Şirket değerleri (düz konuşma, adil olmak ve doğru olanı yapmak, sakin olma, cömertlik ve bağımsızlık) yazılmış ve şirketin ana amacı olan ufak işletmelerin büyümesine yardımcı olmak belirtilmiş.  Tabii bunların daha da anlaşılması için kendilerini etkileyen kitaplar (Turn the ship around, Maverick ve Flow) ve kişiler (Kent Beck, Martin Fowler, Kathy Sierra, Christopher Alexander, Bob Moesta) belirtilmiş.
  • Şirketin çalışanları hem ofisten hem de uzaktan çalışabiliyorlar. Şirket uzaktan çalışanlara of’islerini düzenlemesi 3 yılda bir kullanılmak üzere bir miktar ($1000) para veriyor.
  • Şirket çalışanlarına aylık olarak sağlık harcırahı ($100) veriyor ama her ay harcamak şartıyla. Birikmesine izin vermiyor.
  • Şirket çalışanlarına 16 hafta paralı doğum izni (gerçek doğum veya çocuk edinme) veriyor.
  • Mayıs ile Ağustos arası sadece 4 gün çalışılıyor.
  • Yıl sonu kâr paylaşımı oluyor, geçen seneki kârın üzerine çıkılmışsa. Çıkılan miktarın %25’i şirket çalışanlarına dağıtılıyor. 5 sene ve altı çalışanlar bu kârdan 1 pay, 5 sene ve üstü çalışanlar bu kârdan 2 pay alıyor.
  • Şirket 6 haftalık evreler halinde çalışıyor. Bu hem dahili bir an önce bitirme hissiyatı sağlıyor, hem projelerin şişmesini engelliyor hem de belli sıklıkta neler olduğunu görme imkanı oluşturuyor. Bunların dışında herkes her gün ne üzerine çalıştığını ve o hafta ne üzerinde çalıştığını bir kenara yazıyor.
  • Şirket dışarıya iş yapılmasına izin veriyor ama şu şartlara bağlıyor: Rakip bir firmada çalışılmaz, fazla vakit ve enerji almasın.
  • Seyahat kurallarında iş için kullandığınız laptopu taşımayın ve telefonunuzu sıfırlayıp getirin deniyor. Hatta gümrükte sorulacak soruların bile cevapları yazılmış.

    Yazılım şirketleri (ki çalışanları rahatlıkla başka bir iş bulabilirler) kurmak ve devam ettirmek gerçekten de kolay birşey değil. Devam ettirebilenler de görüldüğü gibi bazı sistemleri oluşturmuş ve bu sistemleri hem tatbik ediyor hem de sürekli güncelliyorlar. Bunu başarabilenlere tebrikler!

Satış Araçları

Satış öncesi, sırası ve sonrası o kadar çok kavram ve teknoloji var ki, bunları anlamak epeyce zor olabilir. Anlamanın önemli bir noktası pratik olduğu için, yukarıda gördüğünüz Bower Capitalin hazırlamış olduğu Satış araçları sunumu çok işe yarayacaktır. Çünkü her kavramın gerçek hayatta iz düşümü olan bir firma gösterilmiş ve o firmaların tanıtımları, araçlarının iyi ve kötü yönleri, uygun ve uygun olmayan kullanımları belirtilmiş.

Bu slaytlarda geçireceğiniz 1.5-2 saat satış süreçlerini çok iyi anlamanıza yardımcı olabilir. Satış bir süreç olduğu için de zaman yatırımınızın muhtemelen karşılığını alacaksınız.

İyi keşifler!

Snappr – Fotoğraf Hizmeti


Bir faaliyet için fotoğrafçı bulmak zor olabilir, o fotoğrafçının iyi olup olmayacağını bilmek zor olabilir ve bütün bunların üstüne acaba kaç liraya mal olacak sorusunun cevabı belli olmayabilir. Armut.com buna benzer bir hizmet veriyor ama teklif almadan fiyatların kaç lira olduğunu, önceden hangi fotoğrafçıların ne kadar beğenildiğini göremiyorsunuz.

Snappr’de ise fotoğrafçı hizmetini birçok şeyin önceden belli olduğu bir süreç ile veriyor. Fotoğrafçılar için bir mülakat sürecinden bahsediliyor ve sadece mülakatı geçen fotoğrafçılar sistemden hizmet verebiliyor. Fotoğrafçıların kaç puan aldıkları belli oluyor ve en düşük fotoğraf fiyatı da (59 $) belli. Teklif almak yerine hemen hizmetin alınmaya başlanacağı bir platform Snappr. Türkiye’de yoklar ama belki ileride fiyatı ve hizmet vericiler önden belli bir yapı oluşabilir.

Herkese güzel fotoğraf çekimleri!